Kıymetli yazarımız Ayliz Filiz'in yeni köşe yazısı sizlerle. Yazarımız bu köşe yazısında yine yüreklere dokunuyor.

ELİNİ ELİMİN ÜSTÜNE KOY!

Olgunluk , herkesi anlayabilmek değil, kiminle ne konuşabileceğini bilmektir.
Karşındakinin empati seviyesi ve kapasitesi kadar konuşabilmektir !.
Evine ev işleri için hizmet eden birini almayan ev kadınları aslında en ağır yükü taşırlar. Lakin bunu bir eşin veya bir insanın anlaması için ilk önce empati sahibi olması gerekir.Çocuklar, ev temizliği yemek ve günlük mütamadiyen işlev gerektiren dolu iç ve dış işlerini çokça kadın tek başına yapmaktadır.
Bu emek genelde üstü örtülü gibi asla görünmez..
Oysa görünmeyen yük en ağır yüktür..
Siz bunu taşıdıkça ve karşındaki de maalesef değer bilmedikçe bunu sizin çoktan asli göreviniz ilan etmiştir bile.! Ne gariptir ki, çoğu kez itina ile yapılan bu görev zamanla yakınlarınız tarafından nankörlüğe dönüşebilmeye müsaitleşir.
Bir hafta yemek yapmayın bakın, çoğu zaman isyanlar başlar.Ortalığı toplamayın " ne yapıyorsun bütün gün. Yeni gömleğim ütülenmedi mi daha" diyen sitemlere maruz kalırsınız.Niye bütün bunlar bilirmisiniz?.
Çünkü haddinden fazla yapılan tüm fedakarlıklar çok fazla değer bulmazlar.Bu yüzden herşeyde olduğu gibi ölçü çokça önemlidir.Fazla ödün vermeden herkes görevinin dışında evdeki işlere de dokunmasını öğrenmelidir.
Böylece kendi çizdiğiniz sınırlarınızla, herkes kendi kıymetini belirleyip, birlikte yardımlaşmayı öğrenir. Bu da birinin hayatını acıtmayı ve fedakarlığı görmezden gelinmesini engeller.
Mutluluk iç huzurdan gelir. Bu huzur ise, elindekilerle tevazü ile şükrü bilen, çalışan, üreten ve birbiriyle yardımlaşabilen yani birbirinin emeğini gören insan olmakla mümkün olabilir.
Yaşarken, şu kısa ömrün kaldırımlarını çıkarken şunu asla unutmayalım! "Elini elimin üstüne koyarsan eğer tüm yükleri kaldırabilir ve birlikte bir hayat gülümseyebiliriz diyelim birbirimize".
Çünkü inanın
emekle dolu, vicdanı besleyen kalbinizin ellerini görünen kılarsanız hep gülümsersiniz.