UMUTLA BESLENEN HAYATIMIZ, HAYALLERİ İLE BAYRAM YAŞAR!

Yazarımız Ayliz Filiz'in yeni köşe yazısı "Umutla Beslenen Hayatımız, Hayalleri ile Bayram Yaşar" yayında!

UMUTLA BESLENEN HAYATIMIZ, HAYALLERİ İLE BAYRAM YAŞAR!



-80 ' li yılların o nostaljik tadını güzel yaşamış yaşlı, emekli bir Öğretmen ile Çanakkale'de oturduğum bir kafe de karşılaştık.Eski bayramları anlatmaya başlayınca, dinlemek farz olmuştu bana da hani .
Yaşlı Öğretmen, eski zamanların kökleri balkanlara dayanan bir
Üniversite Öğretmeni idi.Aldı sazı eline tatlı tatlı anlattı kafedekilere kendi göçmen şivesi ile.
" Bizim zamanımızda tatil mi vardı sanki bire! Her bayram çocukların yolunu gözlerdik.
Torunları çokça özlerdik.Tatilleri ve çekirdek dedikleri o küçük aileleri sonradan çıkardılar piyasaya.
Kızanların tek tatil istikameti bizlerdik oysa. Şimdileri bakarım da büyüklere telefon ediyorlar yada bir saat kadar uğrayıp gönül alıyorlar, sonrasında kaçarcasına tatile gidiveriyorlar.
Kimse kimseyi elleyemiyor .
Kızçelere ise nerdeyse sen hizmet edeceksin be çocugim!.
Elinden telefonu düşürmüyorlar bire.
Çok şey konuşamadan anlamazsın diye kapatıveriyorlar duruşlarıyla senin ağzını.Yorulduğunla kalıveriyon.Ah nerde bire , o eski bayramlar.Büyük geniş sofralar, hayallerini kurduğum basit yaşamlar, sallanan salıncaklar, bahçelere kurulan hamaklar, gelinler, kızçeler hizmet ederdi bire.Akşamları yine rakı sofrası kurulur, çocuklar oyun oynar , bizler de uzun neşeli sohbetler eder, tavla oynar, müzikler dinlerdik.Ahhh evladım, teknoloji ilerledi insanlık bozuldu, büyüklerin bayram neşeleri hayal oldu çocugim.Bekle gelsinler diye!Nerde biliyin mi..Hepiciği gider tatil yerlerine hatta torunlar da bazen başka yabancı memleketlere ayrı yere be evladım!.
Artık beklemiyik , bayram neşemizi içimize gömdük.Karı koca biz edi ile büdü yaşayıp gidiyirik.Onlar iyi olsunlar varsın bizim bayramımız onların mutluğu ve sağlıklı nefes almamız oldu kızanlar..Ya biz yanlıştık eskilerde..Yada tüm gelenekleri geçtim çoktan da hani çoçikler insanlığı bitirir gibi bencilleştiler bire.Bilmem ki, ben mi bencilim acaba diyom da, zannederim bizim bu çağa kafa basmiyi!.Ne yapalim dedik ve onları uzaktan hani şu çociklerin bana aldıkları görüntülü telefonlarda öpüştük be kızanım..Bizim bundan sonra aldığımız her nefesimiz umut oldu , hayallerimiz ise çocuklarımızın gelecekte iyi yaşayabilme şartları ve onların mutluğu.!Ah bire eski günler..Onların devri kapandi.Bizler hayal oldik onlar ise umut bire!".
Öğretmen Mustafa amcaya Musti amca derlermiş.
Bir an o kadar üzüldüm ve de duygulandım ki, gördüğüm manzaraya kelimeler kifayetsiz kalırdı.
Musti amca beni eşim bekliyi gideyim derken,
Musti amcanın yanına torunu Mustafa kemal gelmişti.Dedem seni çok merak ettik dedi.
Musti amcam anlamsızca bakmaya başlamıştı.Zaman zaman anlatırken durgunlaşan ifadesiz hallerini o an anlayabilmiştim. Alzheimer dedem kusura bakmayınız lütfen diyerek dedesinin yüzünü sevmişti. Mustafa Kemal ; "dedem bir Atatürk sevdalısıdır büyük annemi kaybettikten sonra hasta oldu..Hepinize iyi bayramlar dilerim" dedi ve bizi ağlatarak gitti..
Bayram neydi gerçekten?
Kalpteki güzel niyet, ekmeği paylaşmak, sevgiyi ve merhameti yaşamaktı.
Hayatın verdiği ömür bu kadar kısa iken, geç olmadan birbirine sarılmaktı.
Sevdiğini söylemek değil , gösterebilmekti , yaşatabilmekti.
İşte o zaman umutlar hayal değil, bayram olurdu.
Bilmem anlatabildi mi..!
Neşe dolu mutlu ve umutlu bayramlar dilerim.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});